Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz

Kardeşini Boğazından Bıçakladı

Hukukçular Derneği Sakarya İl Temsilcisi Avukat Levent Serbest’ten uluslararası kamuoyuna çağrı
İsrail’in idam yasasına hukukçulardan sert tepki.
Hukukçular Derneği Sakarya İl Temsilcisi Avukat Levent Serbest, İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen idam cezasına ilişkin yasal düzenlemeye yönelik kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Serbest, söz konusu düzenlemenin hem insan haklarına hem de uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğunu vurgulayarak, tüm dünyayı hukuki ve vicdani sorumluluk almaya davet etti.
Hukuksuzluklara karşı duruş vurgusu
1970 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Hukukçular Derneği’nin, kuruluşundan itibaren hem Türkiye’de hem de dünyada yaşanan hukuksuzluklara karşı tavır aldığını belirten Avukat Levent Serbest, son yıllarda özellikle Filistin başta olmak üzere birçok bölgede artan şiddet olaylarının hukukçular üzerinde ciddi bir sorumluluk oluşturduğunu ifade etti. Serbest, uluslararası platformlarda yapılan tüm çağrılara rağmen İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü ve insan hakları ihlallerini artırdığını dile getirdi.
“Yasa uluslararası hukuk açısından yok hükmünde”
Avukat Levent Serbest, İsrail Parlamentosu’nun kabul ettiği idam yasasının hukuki geçerliliğinin bulunmadığını belirterek, işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail’in egemen bir devlet gibi kendi hukuk sistemini uygulamasının mümkün olmadığını ifade etti. Bu tür düzenlemelerin uluslararası hukuk nezdinde geçersiz sayıldığını vurgulayan Serbest, söz konusu yasanın “yok hükmünde” olduğunu dile getirdi.
İdam cezasının kapsamı genişletiliyor
Söz konusu yasa ile “İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma amacıyla işlenen öldürme fiilleri” için ölüm cezası öngörüldüğünü belirten Serbest, düzenlemenin kapsamının geniş ve belirsiz olduğuna dikkat çekti. Ayrıca kararların kısa sürede uygulanmasının önü açılırken, oybirliği şartının kaldırıldığı ve temyiz yollarının ciddi şekilde sınırlandırıldığını ifade eden Serbest, bu durumun hukuki güvenceleri zayıflattığını kaydetti.
Uluslararası sözleşmelere aykırılık
Açıklamasında, İsrail’in taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ni hatırlatan Avukat Levent Serbest, idam cezasının yalnızca “en ağır suçlar” için ve sıkı güvenceler altında uygulanabileceğini vurguladı. Yeni düzenlemenin ise “terör” kavramını geniş yorumlayarak ölüm cezasını yaygınlaştırdığını ve özellikle askeri mahkemeler üzerinden uygulanmasını kolaylaştırdığını ifade etti.
Cenevre sözleşmesine de aykırı
Serbest, düzenlemenin işgal altındaki topraklarda uygulanmasının 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi ile de bağdaşmadığını belirterek, işgalci güçlerin cezai yetkilerinin sınırlı olduğunu ve bu yetkilerin işgal altındaki halkın korunması amacıyla kullanılması gerektiğini dile getirdi.
Uluslararası başvurular yapıldı
Hukukçular Derneği tarafından, söz konusu yasa ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi nezdinde çeşitli mekanizmalara başvuruda bulunulduğunu belirten Serbest; Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Hakları Özel Raportörlüğü ile İşkence ve Kötü Muamele Özel Raportörlüğü’ne başvurular gerçekleştirildiğini açıkladı.
Tüm dünyaya çağrı
Açıklamasının sonunda Avukat Levent Serbest, başta Türkiye olmak üzere tüm dünyadaki hukukçuları, insan hakları savunucularını ve sivil toplum kuruluşlarını ortak bir duruş sergilemeye davet etti. Serbest, söz konusu düzenlemeye karşı hukuki ve sivil mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, uluslararası kamuoyunun daha güçlü bir şekilde harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

