Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz

ERENLERSPOR’DA TRANSFER HAREKETLİLİĞİ SÜRÜYOR! BAŞKAN ÖZGEDİK’TEN NET MESAJ: “GEREKEN NEYSE YAPACAĞIZ”

HERKES GAZETECİ, HERKES KÖŞE YAZARI OLMUŞ! PEKİ, NEREDEYDİNİZ?
Son zamanlarda dikkatimi çeken bir durum var. Herkes gazeteci olmuş, herkes köşe yazarı kesilmiş. Herkesin söyleyecek bir sözü, savunacak bir kişisi, anlatacak bir hikâyesi var. Ancak asıl mesele kimin ne yazdığı değil, ne zaman ve hangi amaçla yazdığıdır.
Daha düne kadar aynı ortamlarda göremediğimiz, yaşananlara sessiz kalan, haksızlıklar karşısında tek kelime etmeyen bazı isimler, bugün birilerinin en büyük savunucusu hâline gelmiş.
Peki ne değişti?
Dün görmezden geldiklerinizi bugün neden savunuyorsunuz? Dün yanlarında olmadığınız insanların bugün neden en güçlü sözcüsü oldunuz? Yoksa değişen gerçekler mi, yoksa değişen menfaatler mi?
Gazetecilik; birilerini koruma, birilerinin gönlünü hoş tutma ya da kişisel çıkarlar doğrultusunda kalem oynatma mesleği değildir.
Gazetecilik, gerektiğinde yakınının da karşısında durabilmek, haksızlığa kim yaparsa yapsın karşı çıkabilmektir. Kalem dediğin, sahibinin çıkarına göre yön değiştirmemelidir.
Unutulmamalıdır ki gazetecilik sadece yazı yazmak, birkaç cümle kurup sosyal medyada paylaşım yapmak değildir. Gazetecilik bir duruştur, bir vicdandır, bir sorumluluktur.
Bugün birilerini korumak adına yazılan yazılar yarın başka bir gerçeğin karşısında anlamını yitirebilir. Çünkü gerçeklerin zamanı vardır ama menfaatlerin ömrü kısadır.
Bizim derdimiz kimsenin yazması, konuşması ya da fikir beyan etmesi değil. Elbette herkes yazsın, herkes konuşsun. Ancak kalemini kullanırken önce kendisine şu soruyu sorsun:
Ben bugün gazetecilik mi yapıyorum, yoksa birilerinin çıkarına mı hizmet ediyorum?
Çünkü herkesin bir kalemi olabilir ama herkesin gazeteci duruşu olmayabilir.
Kaleminiz güçlü olsun ama vicdanınızdan daha güçlü olmasın!

