Sakarya satrançta Birinci Lig’e yükseldi

      Sıradaki içerik:

      Sakarya satrançta Birinci Lig’e yükseldi

      e
      sv

      Tever’den AK Parti’nin 25. Yılı Mesajı: “Büyük Yürüyüş Devam Ediyor”

      avatar

      admin

      • e0

        Mutlu

      • e0

        Eğlenmiş

      • e0

        Şaşırmış

      • e0

        Kızgın

      • e 0

        Üzgün

      AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Tever, açıklamasında 14 Ağustos 2001’de başlayan siyasi yürüyüşün, 25 yıldır milletin desteği ve teveccühüyle sürdüğünü belirtti.

      AK Parti’nin Türkiye’nin kalkınması, güçlenmesi ve demokratikleşmesi adına önemli hizmetlere imza attığını ifade eden Tever, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

      Tever’in açıklaması şöyle:

      25 YIL ÖNCE BAŞLAYAN BÜYÜK YÜRÜYÜŞ

      Bundan tam 25 yıl önce, 14 Ağustos 2001’de, bir millet hareketi olan AK Parti, “Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” diyerek Türkiye’nin yarınlarına açılan yeni bir yolun ilk adımını attı.

      Siyasi istikrarsızlığın, ekonomik krizlerin, vesayetin ve yasakların ülkemizin üzerine ağır bir gölge gibi çöktüğü bir dönemde kurulan AK Parti, yalnızca yeni bir siyasi parti değil, aziz milletimizin değişim iradesinin, demokrasi talebinin ve güçlü Türkiye idealinin adı oldu.

      Milletimiz, kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra AK Parti’yi tek başına iktidara taşıyarak ülkemizin kaderini değiştirecek büyük yürüyüşün önünü açtı. 3 Kasım 2002’den itibaren Türkiye, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarihinin en kapsamlı kalkınma, demokratikleşme ve atılım dönemlerinden birine girdi.

      MİLLETİMİZLE OMUZ OMUZA, TÜRKİYE İÇİN 25 YIL

      AK Parti olarak 25 yıldır yalnızca iktidarda bulunmadık. Milletimizin emanetini taşıdık, ülkemizin yükünü omuzladık, Türkiye’yi her alanda büyütmenin ve güçlendirmenin mücadelesini verdik.

      Bu yolculuk boyunca kapatma davalarından 27 Nisan e-muhtırasına, Gezi olaylarından 17-25 Aralık kumpasına, terör saldırılarından 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar demokrasimizi, millî iradeyi ve Türkiye’nin istiklalini hedef alan sayısız saldırıyla karşılaştık. Küresel ekonomik krizlerle, salgınlarla, savaşlarla ve asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı büyük yıkımla mücadele ettik.

      Her defasında milletimize güvendik. Milletimizle omuz omuza verdik. Önümüze çıkarılan engeller karşısında geri adım atmadık, Türkiye’nin istikametinin değiştirilmesine müsaade etmedik.

      TERÖRSÜZ TÜRKİYE İÇİN TARİHÎ ADIM

      Terörsüz Türkiye idealimiz doğrultusunda devletimizin kararlı iradesi, kahraman güvenlik güçlerimizin fedakâr mücadelesi ve milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliği sayesinde ülkemizi 40 yıldır canımızdan, kaynağımızdan ve geleceğimizden çalan terör belasından kurtardık. Bu tarihî kazanımı, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkarak birlik, kardeşlik ve huzur içinde geleceğe taşıyacağız.

      VESAYETİ GERİDE BIRAKTIK, MİLLÎ İRADEYİ GÜÇLENDİRDİK

      Vesayetin siyaset üzerindeki gölgesini kaldırdık, millî iradeyi devlet yönetiminin gerçek merkezi hâline getirdik. Demokrasimizin standartlarını yükselttik, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. İnancı, düşüncesi, kökeni veya hayat tarzı nedeniyle vatandaşlarımızın ötekileştirildiği dönemlere son verdik.

      Başörtülü kadınlarımızın eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına neden olan yasakları ortadan kaldırdık. Gençlerimizin geleceğinin önüne konulan katsayı adaletsizliğini giderdik. Devlet ile millet arasındaki mesafeyi kapattık. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiç kimsenin bu ülkenin misafiri, kiracısı veya üvey evladı olmadığını gösterdik.

      AYASOFYA İLE TARİHÎ EMANETE SAHİP ÇIKTIK

      Milletimizin on yıllardır yüreğinde taşıdığı büyük bir hasreti sona erdirdik. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin zincirlerini kırarak 86 yılın ardından yeniden ibadete açılmasını sağladık. Böylece yalnızca tarihî bir emanete sahip çıkmadık, Türkiye’nin kendi değerleri ve kararları üzerinde söz sahibi, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu bütün dünyaya ilan ettik.

      • Site İçi Yorumlar

      En az 10 karakter gerekli